5 Haziran – 5 Temmuz, Inspera Bodrum
Gün olur alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
....
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur deli gibi...
Gün Olur / Bodrum sergisi Orhan Veli’nin ‘Gün Olur’ adlı şiirininden aldığı ilhamla, odağına Bodrum’u ve Bodrum’da üretilen sanatı koyan bir grup sergisidir.
Inspera Bodrum’un ev sahipliğinde gerçekleşen sergi; Art Melek Bodrum ekibinin yürüttüğü Bodrum Atölye Buluşmaları (BAB)’ın altıncı yılında, BAB’a katılan ve Bodrum yarımadasında yer alan ellinin üzerinde sanatçı atölyelerinde üretilen eserlerden oluşan bir seçkiyi bir araya getirir. Bunu yaparken ‘Gün Olur’ şiirini bir çıkış noktası olarak kabul eder; şiirde yer alan imgelerin ve temaların sanatçılarda uyandırdığı farklı çağrışımları bir kılavuz gibi kullanmayı önerir.
‘Gün Olur’ bir Akdeniz şiiridir. Zülfü Livaneli’nin bestelediği bu şiir, tüm ritmi ve canlılığı ile bir Akdeniz ezgisidir. Bodrum antik çağdan beri var olan bir doğu Akdeniz liman kentidir. Ve ‘Gün Olur / Bodrum’ sergisi bir Akdeniz sergisidir.
Şiir -ve şarkı- sergiye nasıl ilham olmuştur? Bodrum’un mavisi mavi, denizi denizdir. Ege Denizi’nin dünya üzerinde bilinen bir diğer adı Adalar Denizi’dir. Yelkovan kuşları, geniş Akdeniz havzasında görülen bir türdür. Şiirden çıkan özgürlük, isyan, yaşam sevinci gibi temalarla güneş, deniz, adalar ve mavi gibi görsel imgeler bu coğrafyayı seven pek çoğumuza hemen Bodrum’u çağrıştırır. Melodinin dinamizmi adeta Bodrum’un ve tüm Akdeniz halklarının dinamizmidir.
Sergi başlığını oluşturan ‘Gün olur’ ifadesi zaman, geçmiş, bugün, gelecek, ‘Bodrum’ ifadesi mekân ve coğrafya odaklıdır. En yalın biçimiyle bugün Bodrum’da üretilen sanatı imler.
Burası BAB’ta yer alan bir çok sanatçının yaşamak için bilinçli bir tercihle seçtiği coğrafya olduğu için sergi bir anlamda ‘yekovan kuşlarını takip edip geldikleri’ bu coğrafyanın; insanı, yaşam biçimi, mimarisi, doğası, denizi, mavisi ve ışığı ile onlara ne şekilde ilham olduğunu keşfetmeye bir davettir.
Bu iklim, buradaki yaşam ne tür yaratımlara yol açıyor? Özgürlük arayışı, isyan, yaşam sevinci, yeni ya da geçmiş dünyaları keşfetme arzusu ya da tamamen farklı bir çağrışım mı taşıyor? Bu çağrışımın izleri sanatsal yaratıcılıkta kendini nasıl belli ediyor?
Bir adalar denizinde yaşarken kaçımız islomania’ya yani adalara ve adada yaşamaya duyulan derin çekim ve özleme tutuluyor? Parçası olduğumuz Akdeniz coğrafyasının geçmişi, mimari özellikleri, arkeolojisinden fışkıran kültür katmanları ve zengin Anadolu mitolojisi üretimlerimize nasıl yön veriyor?
Sergi yukarıdaki sorulara görsel cevaplar aramaktadır. Ancak bunu yaparken bir Bodrum betimlemesi ya da şiirin görselleştirilmesini beklemez. BAB sanatçılarının özgün ve güncel üretimlerini önceler.
Özetle; serginin küratoryal yaklaşımı çoklu temalara açık, katılımcı sanatçıların şiire, şarkıya ve kavramsal çerçeve metnine verdikleri özgün ve değerli yanıtları bir araya getirme ve izleyiciye çok parçalı bir Akdeniz üretimi sunma niyeti taşır.
Dr. İpek Çankaya
Küratör, BAB Sanat Danışmanı