Tiraje Dikmen

Türkiye’nin II. Dünya Savaşı sonrası İstanbul’dan Paris’e giden öncü ressamlarından biri olan Tiraje Dikmen (1923-2014) Paris’te ve Büyükada’da yaşadı ve üretti. Tiraje 1949 yılında Fransız Hükümeti’nden İktisat bursu alarak Fransa’ya gittiğinde, İstanbul’da resim dersleri almaya başladığı, aynı yıl Fransa’ya dönen, sanatçı ve eğitimci Leopold Lévy (1882-1966) ile çalışmalarına kaldıkları yerden devam eder. Lévy burada bir süre Paul Cézanne’ın “Aix-en-Provence”  şehrindeki atölyesinde çalışır. Tiraje, çalışma fırsatı bulduğu bu atölyeyi şöyle anlatıyor: “İki katlı bir evdi. Cézanne’ın fırçaları, paletleri, pelerini, şapkası ve her şeyi yerli yerinde duruyordu. Ve pencerelerden dışarı baktınız mı, sanki Cézanne’ın tablolarıyla karşı karşıyaydınız. Öyle etkilendim ki, her pencereden sanki Cézanne’ın bir başka tablosu görünüyordu.” (Zeynep Oral, “Kökler ve Filizler Arasında”, Milliyet Sanat dergisi, Mart 1985, s. 23)

Bir süre sonra Lévy, bu atölyede Cézanne’ın varlığının çok güçlü hissedildiğini düşünerek, burada kalmak istememiş ve atölyesini Paris’te sanatçı atölyelerinin bulunduğu “Cité Verte” adlı bölgeye taşımıştır. Georges Braque, André Derrain, Alberto Giacometti, Max Ernst, Marc Chagal, Jean Dubuffet, Man Ray gibi Paris sanat ortamının sanatçıları ve Türkiye’den misafirler Lévy’nin atölyesinin müdavimleri arasındadır. Leopold Lévy, 1966 yılında öldüğünde bu atölyeyi Tiraje’ye bırakır.

Tiraje, 1983 yılında “Cité Verte” bölgesinin yıkılmasını engellemek için mücadele eder: Atölyenin bulunduğu arsanın sahibi sanatçı atölyelerinin bulunduğu baraka tarzı binaları yıkarak yerine yeni bir bina yaptırmak isteyince Tiraje’nin de içinde bulunduğu sanatçılar Cité Verte’yi Koruma Komitesi adlı derneği kurarak direnirler ve sonunda arsa sahibi pes ederek çok ucuz fiyatlarla barakaları içinde çalışan sanatçılara satmak zorunda kalır. (Murat Ural, “Marsilya Vapurunda Bir Kadın…”, Cumhuriyet Dergi, Ekim 1995, s. 4) Tiraje’nin atölyesi günümüzde içindeki resimlerle birlikte ayakta olsa da, sürmekte olan veraset davaları nedeniyle içini görmek mümkün değildir.

Sanatçı 1980’lerin ilk yarısında Büyükada’ya döndükten sonra çocukluğunu geçirdiği Dikmen Köşkü’nde, Adora Bakımevi’ne yerleştirildiği 2012 yılının Ocak-Şubat aylarına kadar yaşamış ve üretmiştir. 1934 tarihli, Art Déco üsluba sahip olan köşkü ziyaret edenler arasında buranın “müze gibi” olduğundan söz eder. Hatta Murat Ural, “Burası müzeolog Tiraje’nin kendi elleriyle yarattığı bir Tiraje Dikmen Müzesi” ifadesini kullanmıştır. Yakın gelecekte bir gün gerçekleşmesi dileğiyle.