Sabiha Rüştü Bozcalı
Türkiye’nin ilk sanatçı kadınlarından olan, özellikle illüstrasyonlarıyla tanınan Sabiha Rüştü Bozcalı (1904-98), 15 yaşından itibaren İstanbul, Berlin, Münih, Paris, Roma gibi şehirlerde yaşamış ve üretmiştir. Lovis Corinth, Moritz Heymann, Karl Caspar, Paul Signac, Giorgio de Chirico ve Namık İsmail gibi sanatçıların atölyelerinde eğitim görür. Hatta, 1930-1933 yılları Paris’te atölyesinde eğitim gördüğü Paul Signac ve ailesinin yanında kalır. Sanatçı bu günleri şöyle anlatıyor: “Signac beni çok severdi. Kızının, eşinin ve kendisinin portrelerini yapmışımdır. Onlarda çok resmim vardır.” (Sabiha Bozcalı Kendisini Anlatıyor, Türkiyemiz dergisi, Kasım 1976, s. 29)
Bozcalı’nın İstanbul’daki atölyesi doğduğu, günümüzde hâlâ ayakta duran Memduh Paşa yalısıdır. Sanatçı yalının arabalık bölümünde, garajında kendine büyük bir atölye yapar. Bu atölye aynı zamanda dostlarını ağırladığı bir mekândır: “Ben manolyaların, katır tırnaklarının açtığı, ağaçlı, büyük bahçesi olan bir evde büyüdüm…Yalıda, bahçedeki müştemilatta altı metreye yedi metre bir atölyem vardı. Burada İbrahim Çallı, İhap Hulusi ve arkadaşlar toplanırdık. Kuzu çevirirdik.” (Ayşe Özberki, “Bir Tanığın Seyir Defterinden: De Chirico’dan Koçu’ya Sabiha Bozcalı’nın Olağanüstü Serüveni”, Milliyet Eki, 13.03.1984, s. 157) Bozcalı yalının resimleri de yapmıştır.
Sanatçının ajandasına yazdığı nottan, 12 Kasım 1941 yılında yalıdan Beyoğlu’na, Mis Sokak’taki Afi Apartmanı’na taşındığı anlaşılmaktadır. Bozcalı, atölye-evinden Mis Sokak görünümleri resmetmiştir.
İlerleyen yıllarda Teşvikiye’deki bir apartmana taşınan sanatçı bu durumdan pek hoşnut olmadığını, mekânsal olarak küçülmenin üretimini nasıl etkilediğini şöyle anlatıyor: “Sığmıyorum içine. Hoş, ufak tefek bir insanım ama, resimlerimi sığdıramıyorum. Atölyem de yok. Ben de sipariş üzerine portre yapar oldum. Bana modellik edenlerin evlerine gidiyorum bazen, bazen onlar geliyorlar bana.” (Sabiha Bozcalı Kendisini Anlatıyor, Türkiyemiz dergisi, Kasım 1976, s. 30)
Sabiha Rüştü Bozcalı’nın kendisini şövalesinin başında resmettiği otoportresi ve şövalenin başında çekilmiş fotoğrafları atölyesine dair günümüze gelen önemli görsel veriler arasındadır.