Güzin Duran - Feyhaman Duran
Güzin ve Feyhaman, Türkiye’nin sanatçı çiftlerinden. Güzin Duran, Akademi’de eğitim alırken 1922’de Avrupa konkurunu kazanmış, fakat aynı yıl pastel dersleri almakta olduğu hocası Feyhaman Duran’la evlenerek bu hakkından feragat etmiş ve eğitimine İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde devam etmiştir.
Feyhaman ve Güzin’in 1936 yılında taşınıp yaşamlarının sonuna kadar yaşadıkları ve ürettikleri atölye-evleri günümüzde “Feyhaman Kültür ve Müze Evi” ismiyle müze olarak işlev görse de, aslında burası, Güzin Duran’ın dedesi Yahya Hilmi Efendi’den kalmıştır. Sanatçı çift, Yahya Efendi’nin hem evi hem atölyesi olan tarihi evin bahçesine iki katlı bir atölye inşa ederek burada yaşamlarının sonuna dek birlikte çalışmışlardır. Hattat Yahya Hilmi Efendi’den kalan eserlere, geleneksel sanatlara dair araç gereçlere, eşyalara, zamanla Güzin ve Feyhaman’ın yaşamlarından izler eklenir. Güzin, otoportrelerinde Feyhaman Duran’la birlikte atölye çalışmalarından kesitler sunarak bir anlamda bu anıları belgelemiştir. (İlkay Canan Okkalı, Güzin Duran, s. 121) Feyhaman’ın Güzin portrelerinde de atölye-evden görünümler söz konusudur.
Daha çok açık havada çalışmayı seven Feyhaman Duran, atölyesinde resim çalıştığında Güzin Duran’ı resmettiği portreler dışında çiçeklerden natürmort çalışır. Fakat çiçeklerin resmini yapmayı çok sevse de, çiçek koparmaktan hoşlanmayan Feyhaman için Güzin, resmini yapmak istediği çiçekleri kopardığı, düzenlediği, Feyhaman için hazırladığı bilinmektedir. (Edibe Dolu, “Feyhaman’ın Son Tablosu,” Hayat Mecmuası (2 Haziran 1970).
İçedönük, ikili bir yaşamın ve üretimin söz konusu olduğu bu atölye-ev, hem Türkiye’nin ender atölye-evlerinden biri olarak, hem de toplumsal cinsiyet izlerini takip edebilmek açısından son derece ayrıcalıklı bir yerde durmaktadır.