Füreya Koral

Türkiye’de çağdaş seramik sanatının ilk figürlerinden biri olan Füreya Koral’ın (1910-1997) İstanbul’da yer alan üç atölyesi de, hem içinde yaşadığı hem de ürettiği atölye-evlerdir. İstanbul’da seramik sanatına dair imkânların özel ya da akademik olarak çok kısıtlı olduğu bir zamanda, 1952 yılında Füreya kendi imkânlarını kendisinin yaratacağının bilinciyle fırınını ve malzemelerini alarak  Paris’ten dönmüş; hatta o zamanlar ‘seramik fırını’ gümrük listesinde olmadığı için, fırını ‘ekmek fırını’ olarak gümrükten geçirmiştir.

 

Seramik eğitimini Paris’te alan Füreya’nın İstanbul’daki ilk atölye-evi Harbiye’deki El Irak Apartmanı’dır. Füreya bir yıl kadar atölye-ev olarak kullandığı El Irak Apartmanı’ndan 1954 yılında ayrılmış, atölye-evini Elmadağ’da yer alan, dedesi Şakir Paşa’ya ait Şakir Paşa Apartmanı’na taşımıştır. 1954 yılından itibaren yirmi yıla yakın bir süre kaldığı bu atölye-ev yalnızca görsel sanatçıların değil, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yaşar Kemal, Fikret Adil, Melih Cevdet gibi dostu olan yazarların, eleştirmenlerin, şairlerin, arkeologların, mimarların, tiyatrocuların da  uğrak yeridir. Füreya’ya göre bu birliktelikler Adalet Cimcoz’un Maya Sanat Galerisi’ni kurarak başlattığı ortamın devamıdır. (Feriha Büyükünal’ın Füreya Koral’la söyleşisi, Sanat Çevresi, 1991, s. 47) Dayısı Halikarnas Balıkçısı’nın (Cevat Şakir Kabaağaçlı) atölyeye gelmesi ise, ayrı bir sevinç kaynağıdır.

Füreya’nın atölyesi dostlarına olduğu gibi seramik öğrenmek isteyen herkese açıktır; bu atölyede seramikçiler çalışır, öğrenir, fikir alışverişinde bulunur, yetişirler. Füreya’nın atölyesinde Bach, Mozart, Beethoven dinleyerek, entelektüel tartışmalara kulak vererek yetişen sanatçılar arasında Candeğer Furtun, Mehmet Tüzüm Kızılcan, Alev Ebüzziya gibi sanatçılar yer alır. Ebüzziya atölyedeki ortamı şöyle anlatıyor: “Atölyedeki havaya bayılıyordum. Seramik babında bir şey öğrendiğimi söyleyemem ama çok daha önemli bir şey öğrendim: İşte böyle yaşanır, böyle çalışılır!” (Alev Ebüzziya, Füreya sergisi kataloğu s. 131.)

Şakir Paşa Apartmanı’nda 20 yıl kadar yaşayan Füreya 1973-74’te buradan ayrılarak yine Elmadağ’da yer alan Arif Paşa Apartmanı’na taşınır ve 1997 yılındaki ölümüne kadar burada yaşar. Füreya Koral’ın atölyesi, Elmadağ’da, Arif Paşa Apartmanı’nın giriş katında yer alır. Ziyaret edenlerin “müze” diye bahsettikleri bu ev, Fahrelnissa Zeid, Aliye Berger gibi Füreya’nın teyzeleri de olan sanatçıların yapıtlarıyla da dolup taşmaktadır. Mengü Ertel defalarca gittiği bu evi şöyle özetler: Füreya’nın evi binlerce mozaikten oluşan açık, keyifle yaşanası bir atölye-evdir.” (Arredamento dergisi, Ocak 1992, s. 58.)