Fahrelnissa Zeid
Türkiye’nin uluslararası üne sahip sanatçı kadınlarından Fahrelnissa Zeid (1901-1991) İstanbul, Berlin, Paris, Bağdat, Budapeşte, Londra, Ischia, Amman gibi şehirlerde yaşamış ve üretmiştir. Fahrelnissa’nın İstanbul sanat ortamında sanatçı kimliğiyle tanınmaya başladığı dönem 1940’lı yıllardır. Bu dönemde sanatçının atölyesi, Maçka’da yaşadığı Ralli apartmanının aşağısındaki Beşiktaş yokuşunda, Kiraz Sokağı’nda ufak bir dairedir. Şirin Devrim, annesi Fahrelnissa’nın her gün atölyesine gittiğini, akşamlara kadar resim yaptığını, bu atölyeyi çok sevdiğini aktarıyor. Sanatçının üç küçük odadan oluşan, eğri büğrü bir dairede durmadan çalıştığını, her yeri çeşitli boyutlarda tuvallerle doldurduğunu söylüyor. Bir süre sonra Fahrelnissa’nın İstanbul’daki atölyesi, her boyutta yaptığı resimlerle dolup taşarak değil kımıldamanın soluk alacak yerin bile kalmadığı bir mekâna dönüşür. (Şirin Devrim, Şakir Paşa Ailesi: Harika Çılgınlar, s. 183)
Fahrelnissa ise öyle anlatıyor: “Kendimi sıkışmış ve sınırlanmış hissediyordum. Resimlerin bazısı bitmiş, bazısı bitmemişti. Öyle bir hale gelmiştim ki hiçbir şey yapamıyordum. Nereye varacaktım? Bir ara resimlerimin iyi olduklarından bile kuşku duymaya başladım. Belki de bütün bu yaptıklarım beş para etmezdi! Nereden bilebilirdim?” Tam da o sırada dönemin sanat eleştirmeni Fikret Adil’in kişisel sergi açması yönündeki önerisi üzerine ilk kişisel sergisini, 1944 yılında İstanbul’da galericiliğin henüz gelişmediği bir dönemde, Ralli Apartmanı’ndaki evinde açar. Burası aynı zamanda Fahrelnissa’nın yazarları, sanatçıları, sanat eleştirmenlerini de ağırladığı mekândır. Döneminin mücadeleci sanatçı kadınlarından olan Fahrelnissa, sanatı hobi olarak değil, profesyonel bir şekilde yaptığını göstermek için sergideki tüm resimlerini fiyatlandırmıştır.
1946’da eşinin diplomatik görevleri nedeniyle Londra’ya yerleşen sanatçı, kaldıkları elçilik binasının üçüncü kattaki bir odasını atölye yaparak resim çalışmalarını hızlandırır. Londra’da yaşarken maddi imkânlarını değerlendirerek Paris’te bir atölye tutan Fahrelnissa, bu sayede Paris sanat ortamıyla ilişkilenebilmiştir.
Fahrelnissa, yaşamının son yıllarında, 1975’te oğlu Raad Zeid’in yaşadığı Amman’a yerleşip kendi adını taşıyan bir sanat enstitüsü kurar ve yaşamında ilk kez hocalık yapmaya başlar. Burada kadın öğrencilere soyut sanatı anlatırken, kendisi portrelerini yapmaktadır.